TİTAN’DA HAYAT İŞARETLERİ

Satürn’ün Uydusu Titan’da Hayat var mı

Bilim insanları, Satürn gezegeninin en büyük uydusu olan Titan’da yaşam olabileceğine dair kanıt bulduklarını açıkladılar. Bazı basit yaşam formlarının gezegenin atmosferini soluyup, yüzeyindeki maddelerle beslendiklerine dair izler bulundu. Nasa’nın Cassini uydusunun gönderdiği verileri analiz eden bilim insanları, Titan’ın yüzeyinin dağlar, göller ve ırmaklarla dolu olduğunu, Güneş Sistemi’nde Dünya’ya en çok benzeyen gezegenin Titan olduğunu söylüyorlar.

Kimi organik bileşenler, daha önce Titan’da tespit edilmişti. Ancak, Titan’ı kaplayan sıvının su değil de metan olması yüzünden, araştırmacılar metan temelli yaşam olabileceğini düşünmüyorlardı.

Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan, Titan’ın atmosferinde alçalan hidrojen gazının, gizemli bir şekilde yüzeyde yok olmasının, bu gazın Titan’da yaşayan canlılar tarafından tüketilmesi anlamına geldiği düşünülüyor.

Gezegendeki kimi kimyasalların güneşle etkileşime girmelerinin ardından atmosfere asetilen olarak karışması gerekirken, bunun da olmaması, yiyecek olarak tüketildiği şeklinde yorumlanıyor.

Böylece, metan temelli yaşam için gereken iki önemli kaynağın varolduğunu düşünen bilim insanları, Titan’da yaşamın varlığının önemli bir ihtimal olduğunu vurgularken, bunun tahmin edilemeyen bir sebepten kaynaklanabileceğini de belirtiyorlar.

Fazlasını Oku

UZAYLA İLGİLİ ÖYKÜ 2 – CAN ‘IN HAYALİ

Can o gün çok mutluydu. Arkadaşlarıyla doğum gününü kutluyordu. Can’a arkadaşları hediyerer getirmişti.Merakla hediyeleri açtı.İçlerinden harika hikaye kitapları, toplar, arabalar ve birde kocaman bir oyuncak astronot çıkmıştı. Hediyeler çok güzeldi. Can en çok oyuncak astronotu sevmişti. O gün Can, çok yorulmuştu. Astronot oyuncağına sarılarak yatağına uzandı ve uykuya daldı.

Rüyasında oyuncak astronot gerçek bir astronota dönüşmüştü. Üstelik yanında kocaman bir de roket vardı. Astronot, Can’a gülümsedi ve ona da astronot elbiseleri giydirdi. El ele tutuşarak, rokete bindiler. Astronot ”Ay dedeye gidiyoruz.” dedi. Roket, ateş çıkararak gökyüzüne doğru yükselmeye başladı.

Can, merakla roketin penceresinden dışarıya bakıyordu. Hızla yükseliyorlardı. Yükseldikçe aşağıdaki herşey çok küçük görünmeye başlamıştı. Dünya uzaydan top gibi yuvarlak görünüyordu. Can, pencereden parlak yıldızları gördü. Tam o sırada, Ay Dedeyi görünce gözlerine inanamadı. Ay dede kocamandı.Roket ay dedeye indi. Ay Dedenin parlaklığı gitmişti.Etrafta gri renkli taşlar, kumlar, çukurlar ve tepeler vardı. Can’ın merak ettiği bir şey vardı. Ayda neden hiç kuş, çiçek ve ağıç yoktu? Astronot, Ay’da hava ve su olmadığı için canlıların da yaşayamayacağını anlattı.

Kaynak:  http://www.okuloncesiforum.com

Fazlasını Oku

UZAYLA İLGİLİ ÖYKÜ 1 – SEVGİ’NİN RÜYASI

Sevgi, küçük astronotun öyküsünü okur yatmadan önce. Hikayeyle birlikte dalar gökyüzünün sonsuz boşluğuna. Derken kapanır gözleri……

Rüyasında, kendini Mars’ta bulur. Çorak Mars topraklarında korkar tek başına olmaktan. Sonra, bir Mars’lı çıkagelir karşısına. Sevgi şaşırır. Karşısındaki canlının sevecenliğine güvenerek “Marsta hayat olmadığını sanıyordum” der. Marslı, “oksijen ve su ile beslenen canlılar için hayat yok.  Fakat, senin gibi farklı yaşam kaynakları edinen, yaşamı farklı yerlerde bulan her canlı için, uzayda heryerde hayat var” der.  Taş, toprak ve çorak sanılan Mars yüzeyinin Dünya’ya göre farklı bir yaşam çeşidi olduğunu söyler ve etraftaki diğer canlıları gösterir. Sevgi daha fazla şaşırır.  Az önce, hayat yok diye baktığı topraklar, kayalar birer canlıya dönüşüvermiştir şimdi. Sevgi sorar;  “peki oksijen ve suyun bulunmadığı bu yerde, ben nasıl yaşıyorum nefes alıyorum?” Marslı; “Bazı canlılar vardır, uzayda azotla beslenir, kimi canlılar farklı gazlarla, onlar için yaşam kaynağı diğer canlılar için öldürücü olan gazlardır, işte sen de, küçük olmana rağmen yaşamın kaynağını farketmiş bir canlısın ve senin yaşam kaynağın uzayda her yerde hayat bulur!” “Sevgiii, sevgi.. kızım uyuyakalmışsın geç yatağına” der annesi.. Sevgi açar gözlerini, kalkar yatağına geçer…

Kaynak:  http://www.okuloncesiforum.com

Fazlasını Oku

EVRENDEKİ EN UZAK GALAKSİ A1689ZD1

Dünya’dan 240 milyar ışık yılı uzakta bulunan galaksi

Uluslararası gök bilimcilerin, evrende bugüne kadar bilinen, en uzak galaksinin yerini tespit ettikleri bildirildi.

Şili Katolik Üniversitesi gök bilimcilerinden “Leopoldo Infante”, yaptığı açıklamada, en uzak galaksinin 12,5 milyar yıl önce oluşurken yaydığı ışık sayesinde tespit edildiğini söyledi.

Gök bilimciye göre, ”A1689zD1” adı verilen bu galaksi, Dünya’dan 240 milyar ışık yılı uzakta bulunuyor.

Bu galaksinin bulunmasının kainatın yaratılış sürecini inceleyen bilim adamları için yeni bir araştırma alanı olacağını belirten Infante, ”En uzaktaki galaksileri inceleyerek, bir galaksinin oluşum sürecini ve kainatın doğuşunda maddelerin nasıl bir araya geldiğini anlayabiliriz” dedi.

Şilili gök bilimci, ”A1689zD1” galaksisinin kütlesinin Samanyolu’na benzediğini, ancak Samanyolu’ndan biraz küçük olduğunu ve çok fazla metal içermediğini söyledi.

İkisi de yörüngede bulunan NASA’nın Hubble ve Spitzer teleskopları ve Şili’nin kuzeyindeki Paranal gözlemevindeki teleskoptan bu galaksinin bulunması için faydalanıldığı belirtiliyor.

http://www.mailce.com

Fazlasını Oku

EVREN VE DÜNYA

Evren

İçinde milyarlarca gökcisminin bulunduğu sonsuzluk ve onun içindeki varlıklar bütünüdür. Evren içerisindeki cisimlerin başlıcaları şunlardır:

Yıldız

Isı ve ışık yayan gök cisimlerine denir. Güneş ısı ve ışık yaydığı için bir Yıldız’dır

Kaynak: http://www.dunyamizitaniyalim.com/

Fazlasını Oku

EVREN VE İÇİNDEKİLER

GENÇLER İÇİN

Uçsuz bucaksız evrenin nasıl oluştuğunu koskocaman Dünyamız’ın Güneş’in Ay’ın ve yıldızların nasıl meydana geldiğini hiç merak edip araştırdınız mı? Peki evrenin Dünyamız Ay ve Güneş’ten başka birçok ilginç cisimle dolu olduğunu biliyor musunuz? Bu cisimlerin bir arada varlıklarını sürdürebilmeleri için evrende birçok hassas dengenin aynı anda çalışması gerektiğinden haberiniz var mı? Şimdi bu soruların cevaplarını öğreneceğimiz ihtişamlı bir yolculuğa çıkalım ve Allah’ın evreni ilk olarak nasıl yarattığını öğrenelim.

BİR ZAMANLAR EVREN YOKTU

Eskiden, insanlar gökyüzü hakkında çok az şey biliyordu. Çünkü gökyüzünü araştırmak için gerekli olan araçlar şimdiki gibi gelişmiş değildi. Bu yüzden insanların evrenin ilk ortaya çıkışıyla ilgili saçma ve komik düşünceleri vardı. Bunların en komik olanı ise evrenin hep var olduğunu zannetmeleriydi. Yani gökyüzü yeterince incelenmeden önce bazı insanlar evrenin bir başlangıcı olmadığını hep var olduğunu fikrini ileri sürmekteydi. Oysa bu çok mantıksız bir düşünceydi.

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

GÜNEŞİMİZİN OLUŞUMU, PATLAMALARI VE ÖMRÜ

Güneş Hakkında Özet Bilgi

Sistemin merkezinde bulunan Güneş, orta büyüklükte bir yıldızdır.  Tek başına sistemi’nin kütlesinin %99,8’ini oluşturur. Geri kalan kütle, Güneş’in çevresinde dönen gezegenler, asteroitler, göktaşları, kuyruklu yıldızlar ve kozmik tozdan ibarettir. Işık şeklinde Güneş’ten yayılan enerji, fotosentez yoluyla, Dünya üzerindeki hayatın hemen hemen tamamının varolmasını sağlar ve Dünya’nın iklimiyle hava durumunun üzerinde önemli etkide bulunur.

Güneş’in görünen yüzeyine ışık küre (fotosfer) denir. Bunun üzerinde, renk küre (kromosfer) adını alan 5.000 km kalınlığında bir iç atmosfer vardır. Bunun da üzerinde, son derece yüksek sıcaklıkta Güneş tacı (korona) bulunur. Güneş tacı, Yer’e hatta daha ötelere kadar uzanır. Güneş, manyetik alana sahip olan, dönen ve çekirdeğinde enerji üreten bir gök cismidir. İç bölümlerinde üretilen enerjinin yüzeye taşınmasının, magnetik alanın yüzeyde yol açtığı gelişmelerin ve dönme hareketinin etkisiyle son derece karmaşık hale gelen Güneş olaylarının incelenmesi, modern Güneş astronomisinin başlıca konulan arasındadır.

Güneş, X ışınlarından radyo dalgalarına kadar her dalgaboyunda enerji yayınlar. Bu enerjinin yaklaşık yüzde 4O’ı tayfın görünür bölgesinde, yüzde 50’si kızılötesi bölgesinde, kalanı da morötesi bölgesinde salınır. Güneş’in yüzeyinden uzaya kaçan ışınım, Güneş atmosferinin farklı derinlikteki ve sıcaklıktaki bölgelerinden gelir.

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku