BÜYÜK PATLAMA

Büyük patlamadan hemen öncesi:

Kâinatın bu zamandaki durumunu hiç kimse bilmiyor. Şu anki en geçerli teori: “genişleyen kâinat” modeli varsayımına göre, bütün uzay son derece yoğun, değişken bir enerji şekliyle kaplıydı ve Büyük Patlama anında, madde parçacıklarına dönüştü. Fakat başlangıçta, yer ve zamanın nasıl oluştuğu hakkında, hiç kimsenin fikri yok.

Karanlık bir gece, izleyenler için, sakin ve değişmeyen bir uzay görünümü vermektedir. Evdin Hubble’ın 1929 yılındaki buluşuna göre, kâinatın inanılmaz bir hızla genişlemekte olması fikri devrim niteliğindeydi. Hubble’ın işaret ettiğine göre, bizim galaksimiz olan Samanyolu’nun dışında bulunan galaksilerin hepsi, bize olan mesafeleriyle orantılı olarak hızla uzaklaşmaktadır. Hubble, çok geçmeden, bunun neye işaret ettiğinin bilincine vardı ve zaman içinde, (şimdi 14 milyar yıl önce olarak bilinen) bir zaman diliminde kâinat, uzayda tek bir noktanın içine sığdırılmış bir enerjiydi.

Astronomlar, matamatiksel modelleri gözlemlerle birleştirerek, kâinatın nasıl oluştuğu hakkında,uygulanabilir teoriler geliştirmekteler. Fizik kanunlarına göre, Büyük Patlamadan bir saniye sonra uzaya göz atmış olma şansımız olmuş olsaydı, görmüş olacağımız şey,10 milyar derecede nütrons, protons, elektron, anti-elektron, foton ve nütrinos denizleri olurdu. Daha sonra, zaman geçtikçe,kâinatın soğuduğunu, nütronların ya proton ve elektronların içinde çürüyüp yok olduğunu, yahutta protonlarla birleşerek deuterium (hidrojen izotopu)’a dönüştüğünü görürdük. Soğuma devam ettikçe, elektronlar çekirdekle birleşerek, nötr atomları meydana getirirdi. Bu birleşme gerçekleşmeden önce, uzay opak (ışık geçirmez) olurdu. Çünkü, serbest elektronlar, ışığın, tıpkı bulutlardaki su damlacıklarının güneş ışınlarını dağıttığı gibi, dağılmasına sebep olurdu. Fakat, serbest elektronlar emilerek nötr atomlar meydana geldiğinde, uzay derhal saydamlaşmıştır.

Kaynak:  http://tr.wikipedia.org/wiki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir